18 Temmuz 2008
         

Limuzinin karanlık camlarının ardında

18 Temmuz 2008

Ustaları Homeros, Sterne ve Joyce gibi Don DeLillo da Kozmopolis'te bir yolculuğu anlatırken, insan doğasının resmini çizmeye çalışıyor. KAYA GENÇ, kitabın alışılmadık akışkanlığının takdire şayan olduğu görüşünde.

Don DeLillo'nun Türkçede çıkan yeni romanı Kozmopolis, onun hep tuğla büyüklüğündeki kitaplarını bilenler için daha en baştan bir çekicilik taşıyor: 'En azından kısa bir roman, okuması da aylar sürmez' diye düşünüyor insan. Kozmopolis'i okudukça ama, 'keşke bu kitap daha uzun olsaymış, bu uzun bir romanın fragmanı gibi bir şey' diye düşünmeye de başlıyoruz. Çünkü tek bir günü, bir yolculuğu anlatan hikayesi, genişlemediği için insanda yeterince 'yolculuk' duygusu uyandırmıyor, daha çok Beşiktaş-Taksim dolmuşundan beş dakikalık bir seyahatten sonra inmiş gibi hissediyoruz.

BİR NİSAN GÜNÜ
Büyük projelerle yola çıkmayı seven bir yazar için Kozmopolis, önceki romanı Vücut Sanatçısı'yla aynı duygularla yaratılmış olsa gerek. Burada da Underworld kitabının büyük iddialarından uzak bir romanla karşı karşıyayız. Paul Auster'a adadığı roman "2000 yılında bir nisan günü" başlıyor. Şöförü, çalışanları ve müthiş servetiyle genç zengin Eric Packer, kırk sekiz odalı evinden çıkıp Manhattan boyunca limuziniyle ilerliyor. Amacı? Saçını kestirmek. Times Meydanı'nda kürelleşme karşıtları protesto gösterisi düzenleyip IMF ve Dünya Bankası'na lanet yağdırırken Packer korumalı limuzini içinde bu manzaranın içinden "akıp gidiyor". Zaten kitabın genel olarak havası da bu "akıp gitme" duygusu üzerine kurulu. DeLillo oldukça izlenimci bir roman yazmış. Bakış açısı, diyalog, hikaye gibi özellikler yerine DeLillo'nun doğaçlama yapan bir saksafoncuya benzeyen bir edayla sayfaya yazdığı kelimeler bir bilincin şekillenişini yansıtıyor. "Kükremeye başlayan güneş", "kül rengi dumanlar salan fabrika bacaları" ve "yarı gece". Bunlar DeLillo'nun izlenimci ve şaşırtıcı ifadelerinin iyi örnekleri. Ayrıca benzer bir akışkanlıkla DeLillo yetmişlerin Baader-Meinhof gibi şiddet yoluyla düzeni değiştirmek isteyen, zenginleri kaçırıp icabında hükümet merkezlerini bombalayan devrimci karakterlerini de bugünün bilincine yerleştirme projesini adım adım sürdürüyor. Kozmopolis'te saçını kestirmeye giden sevimsiz Packer'ın karşısında da zaten böyle bir potansiyel, çok dile gelmese de kitabın havasına sinmiş bir barut kokusu, patlamaya hazır olma duygusu var.

İKTİDARIN MERKEZİNDE
Kozmopolis boyunca bir suikastle öldürüleceği anı beklediğimiz başkarakteri kendisine bir silah doğrultulmuş halde, "silah sesini beklerken" bırakıyoruz. Havada adı konulmamış bir şey var duygusu, kitabı kapattığımızda da bitmiyor. "Komünist Manifesto'nun 1850'ler civarında, Avrupa'da komünizmin hortlağının kol gezdiğinden söz eden ünlü ilk cümlesinde yapılmış ufak değişikliği fark etti. Dünyada bir hortlak kol geziyor - Kapitalizmin hortlağı." DeLillo'nun limuzinle gezen hortlağı bugünün iktidarını temsil etmekle birlikte, onu tarif eden ses, izlenimleriyle şekil değiştiren, Brooklyn'in Paul Auster'ın çok güzel anlattığı sessiz bir köşesinden yükselen, iktidarın merkezinde bu sonsuz iktidarı sorguladığı için ilginç. Artık eski kitaplarındaki gibi görkemli değil ve belki böylesi de daha iyi.

Diğer Kitap Haberleri
'Futbolistas': Futbol ve Latin Amerika
Nedenselliğin kültürel tarihi
Kapak sanatı, kendine ait odalar
Test: Futbol ve edebiyat
Asmalımescit, House Cafe
Babaya isyan etmekle başlar her şey
Yaz, çocuk kitaplarıyla daha da güzel geçer!
Amerikalıların orta doğulu yazar ilgisi
Kurşuni bakışların altında
Kaos GL'de Ten ve Tutku
Prangaları bile eriten acılara direniş dizeleri
İhanetin kalpteki soğuk nefesi
Sürüye ait olmanın dayanılmaz hafifliği
Ciddiyet, tutarlılık, yaratıcılık
Kitap kapakları
Şişman Sindirella
James Joyce'un sonsuz günü: Bloomsday
Zadie Smith'in yazarlık 10 sırrı
Kitabımın kahramanının adı... Josef Stalin
Notting Hill'deki o büyüleyici kitapçı
Cinsellik erkeklerin ortak savaş alanı
Gerçekler acıtır
Dostluk'un Kitabı
En Kapsamlı Dama Kitabı
"Model Entelektüel" Türkiye'de gündemde
'Kötü filmlerin edebi faydaları!
Dikkat: Semenderlerin istilası başlıyor!
Feyyaz Kayacan’ın tek romanı Çocuktaki Bahçe
Yeraltından bir roman: Keş
Yaşama dair bir kitap
'Engellere Rağmen' ödül aldı
Limon ile Zeytin define avında
Yağmurdan Önce
Şiir Gözlü Çocuk
2010'un hafızasını sorgulayıcı iki kitap
Eski Sokak
Ayaan Hirsi Ali'den "Kafir"
99 Sayfada Boşanmış Ailelerde Çocuk
Üvercinka 50. Yılında…
Entelektüeller ve Eylem
Karanlıkta Kaybolanlar
Ben Bu Filmde Kadri Karahan’ı Oynuyorum
Büyük Yapıt
Teftişten Teftişe Anadolu
"Toplu Şiirler. " (1976-2005)
"Parola Zehir"
Yaz sıcağında Bella'nın Ölümü
Fantezi Edebiyatının Son Noktasındaki İfritler
Sitt Marie-Rose
Bir kısa film çek, Potemkin gibi olsun
Cyril Mango’nun Gözünden Bizans
Bu yaz en çok yapmak istediğimiz şey
Çağdaş bir engizisyon masalı
Ian McEwan'ın SIRRI NE?
Hiç sevinmeyin, çünkü Büyük Birader ölmedi
Edebiyat dünyamıza Kritik bir haber
Sen Türkiye'nin kim olduğunu biliyor musun ey okuyucum?
Demir Ökçe 100 yaşında
Bir okuyucu klasik kitap okursa...
Sanat kitaplarında yılın en iyileri
Bu Yaz Seni Okuyacağım
Ve Son Olarak Fantastik Meraklılarına...
Yepyeni Yayınevlerini Tanımak İsteyenlere...
Bedenin insanlıkla ÜÇ CİLTLİK İMTİHANI
Bu yazı yazarların evinde geçirin
Yüzyılın düşünürü 100 YAŞINDA
Erkek gölgesinde hayatlar
'Dindar bir aileden geliyorum'
Düşmanını tanı
'Yaşayan Edebiyat Anıtı The British Library'ye girdik'
Londra Edebiyat Festivali'nde bu sene yıldızlar geçidi yaşanıyor
Amy Winehouse Cambridge'e sızdı!
Benim adım Faulks, SEBASTIAN FAULKS...
Kitap dünyasını değiştiren 10 BÜYÜK OLAY
Şairin hayatı şiirine dahildir