18 Temmuz 2008
         

Kitap kapakları

18 Temmuz 2008

Sayfaları bir arada tutmak için amacıyla icat edilen kitap kapakları zamanla tasarımcıların maharetlerini sergiledikleri boş tuvallere dönüştü. Bugün sevdiğimiz, etkileyici bir kitabı kapağından ayrı düşünmek hiç de kolay değil. KAAN KULAKSIZ okumak için kitap seçerken ilk karşımıza çıkan ve bir anlamda kitaplara açılan kapı işlevi gören kapakların vazgeçilmez olduğu görüşünde .

Bu konudaki en klişeleşmiş laf, biri kitaplardan bahsetmeye başladığında hemen ortaya atılır: "Bir kitabı kapağına bakıp yargılayamazsın!" Oysa yazarların kitaplarının nasıl satılacağı konusunda en ince ayrıntıya dek sürecin içinde yer aldıkları bu dönemde kitapları pekâlâ kapaklarına da bakıp değerlendirebiliriz. Zaten görünümlerin her şeyin önüne geçtiği bir çağda, Oscar Wilde'ın "sadece yüzeysel insanlar karşılarındakileri dış görünüşlerine bakarak değerlendirmezler" lafının belirleyici bir anlam kazandığı kabaca son yüzyıl boyunca, görüntü hep içeriğin önüne geçti, içeriğin kendisinin yerini aldı. Ben de, hatırlarım, kitap okumaya ilk başladığım yıllarda onların ne söylediklerinden çok, öncelikle nasıl göründüklerine bakardım. Zaten doğal olan da buydu; kitaplar anlamlarıyla değil, birer cisim olarak görüntüleriyle aklımda yer etmişlerdi. Şimdi bir köşede oturmuş yazdıklarımı okuyan kitap kurtları şu tarif edeceğim kapakları hatırlayacaktır; Oğuz Atay tatlı ve acı bir biçimde, büyük bir içtenlikle, çarpıcı bir kırmızı zemin üzerinde önüne bakıyor ve bunun onun 'bütün eserleri'nden biri olduğunu söyleyen kapakta Tutunamayanlar yazılı. Veya masmavi bir zemin üzerinde Hint tanrıça figürlerinin, fillerin tepesinde, bunun Geceyarısı Çocukları hakkında bir Salman Rüşdi romanı olduğu söylenmiş. Beyaz kapaklar üzerinde sade, siyah karakterler ve iddiasız resimlerle pek çok klasik roman basmış olan Oda Yayınları'ndan çıkan klasik romanlardan birinin, Emile Zola'nın Germinal'inin hafif primitif kapağındaki maden işçilerinin resmi de, artık o kitapta yazanların bir parçası olmuştur. Bugün artık kitaplardaki hikâyelerle kapaklarındaki renkleri, yazıları, çizgileri birbirlerinden ayırmak çok güç, neredeyse imkânsız gibi. Hatta çok iyi tanımış olduğunuz bir insanı yüzünü düşünmeden hatırlayamamanızdan da farkı pek yok. Kapakları kitapların makyaj yapmış suratları gibi de görebiliriz, onları çok iyi özetleyen vitrinleri gibi de. Peki, bu vitrinleri kim hazırlıyor, bu yüzlere bu makyajları kim yapıyor? Bir kitap kurdu için kitabı kimin çevirdiği, kimin ne zaman, kaç adet yayımladığı gibi bilgilerin yer aldığı sayfasında veya bazen de arka kapakta, kapak tasarımını yapan kişinin adı kimi zaman yer alır, kimi zaman ise önemsiz bir konuymuşçasına, geçiştirilir.

BİR KİTABI YENİDEN SUNMAK
Oysa yayınevlerinin bir kitabı yeniden canlandırmak istedikleri dönemlerde en birinci dostları, kapak tasarımcıları olmuştur. Herman Hesse'nin Bozkırkurdu kitabı altmışlarda çok okunmuş, mükemmellik ve özgürlük arasında bölünmüş kişiliklerine seslenecek hikâyeler arayanlar bu yüzyıl başında yazılmış kitabı çok sevmişlerdi. İngiltere'de kitap biraz da 1968 ruhunun simgelerinden biri haline gelmesine karşın, Bozkırkurdu'nun yayıncısı Penguin o dönemi yaşamamış bugünün gençlerine aşina oldukları bir görüntü, bomboş ofisler, merdivenler ve bir yazıcıdan çıktığı her halinden belli bir kağıtta kitaptan bir bölümün yer aldığı post-modern görüntülerin iç içe girdiği bir kapak yaptırdı. Tam tersine, bir kitabın sahip olduğu nostaljisini korumayı seçen Amerikalı yayınevi Little, Brown and Company ise John Lennon'ı öldüren Mark David Chapman'ın da takıntılı bir biçimde okumayı sevdiğini sonradan bütün dünyanın öğrendiği J.D. Salinger klasiği Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı ilk baskısıyla tıpatıp aynı biçimde 2000'lerde yeniden bastı. Bu gibi durumlarda kapaklar, kitapları yeni bir biçimde sunmak isteyen yayıncılar için tam bir çerçeve işlevi görüyor. Resim aynı kalırken çerçeve yenileniyor. Varlık Yayınları'nın ufak boyutlu cep kitapları dizisini hatırlar mısınız? Veya hiç Milli Eğitim Bakanlığı Klasikler serisinden bir kitapla karşılaştınız mı? Tek tip bir tasarımı olan bu kitapları hazırlayanlar, içeriğe dikkat çekip görselliği geri plana atmayı önemseyen mesela Gallimard gibi büyük Fransız yayınevlerinden etkilendiler, daha sonra en tipik olarak Can Yayınları'nın kapaklarında ortaya çıkan bir anlayışı benimsediler. Yayınevi aynı kategoriye dahil ettiği bir dizi yazarın bir dizi kitabını aynı biçimde tasarlanmış kapaklarla 'kaplayarak' okuyucusuna sunuyordu. Burada dikkat çeken ilk özellik ciddiyetse, bir ikincisi de tutarlılıktır. Bizde Erdal Öz'ün bizzat bulup uyguladığı 'pencere' yönteminde, kitabın adı ve yazardan sonra gözümüz bir pencereden görünen manzaraya kayar. Burada ya kitabın ruhuna uygun bir fotoğraf vardır ya da bir tablo. Özel bir tasarıma yer bırakmayan bu kapak anlayışı, bir yayıncılık tarzıyla da ilişkili: Herkesin dahil olmak isteyeceği, kuralları, çerçevesi belli bir yayın dizisinin görselleşmiş hali bu. Ama tam tersine kapakları kitabı satmak için kullanan bir anlayış doksanlı yıllarda iyice önem kazandı, anlaşıldı ki yayınevlerinin kapak tasarımı konusundaki esnekliği aynı zamanda genel olarak kitaplara bakışıyla da doğrudan bağlantılıydı.

Diğer Kitap Haberleri
'Futbolistas': Futbol ve Latin Amerika
Nedenselliğin kültürel tarihi
Kapak sanatı, kendine ait odalar
Test: Futbol ve edebiyat
Asmalımescit, House Cafe
Babaya isyan etmekle başlar her şey
Yaz, çocuk kitaplarıyla daha da güzel geçer!
Amerikalıların orta doğulu yazar ilgisi
Kurşuni bakışların altında
Kaos GL'de Ten ve Tutku
Prangaları bile eriten acılara direniş dizeleri
İhanetin kalpteki soğuk nefesi
Sürüye ait olmanın dayanılmaz hafifliği
Ciddiyet, tutarlılık, yaratıcılık
Şişman Sindirella
Limuzinin karanlık camlarının ardında
James Joyce'un sonsuz günü: Bloomsday
Zadie Smith'in yazarlık 10 sırrı
Kitabımın kahramanının adı... Josef Stalin
Notting Hill'deki o büyüleyici kitapçı
Cinsellik erkeklerin ortak savaş alanı
Gerçekler acıtır
Dostluk'un Kitabı
En Kapsamlı Dama Kitabı
"Model Entelektüel" Türkiye'de gündemde
'Kötü filmlerin edebi faydaları!
Dikkat: Semenderlerin istilası başlıyor!
Feyyaz Kayacan’ın tek romanı Çocuktaki Bahçe
Yeraltından bir roman: Keş
Yaşama dair bir kitap
'Engellere Rağmen' ödül aldı
Limon ile Zeytin define avında
Yağmurdan Önce
Şiir Gözlü Çocuk
2010'un hafızasını sorgulayıcı iki kitap
Eski Sokak
Ayaan Hirsi Ali'den "Kafir"
99 Sayfada Boşanmış Ailelerde Çocuk
Üvercinka 50. Yılında…
Entelektüeller ve Eylem
Karanlıkta Kaybolanlar
Ben Bu Filmde Kadri Karahan’ı Oynuyorum
Büyük Yapıt
Teftişten Teftişe Anadolu
"Toplu Şiirler. " (1976-2005)
"Parola Zehir"
Yaz sıcağında Bella'nın Ölümü
Fantezi Edebiyatının Son Noktasındaki İfritler
Sitt Marie-Rose
Bir kısa film çek, Potemkin gibi olsun
Cyril Mango’nun Gözünden Bizans
Bu yaz en çok yapmak istediğimiz şey
Çağdaş bir engizisyon masalı
Ian McEwan'ın SIRRI NE?
Hiç sevinmeyin, çünkü Büyük Birader ölmedi
Edebiyat dünyamıza Kritik bir haber
Sen Türkiye'nin kim olduğunu biliyor musun ey okuyucum?
Demir Ökçe 100 yaşında
Bir okuyucu klasik kitap okursa...
Sanat kitaplarında yılın en iyileri
Bu Yaz Seni Okuyacağım
Ve Son Olarak Fantastik Meraklılarına...
Yepyeni Yayınevlerini Tanımak İsteyenlere...
Bedenin insanlıkla ÜÇ CİLTLİK İMTİHANI
Bu yazı yazarların evinde geçirin
Yüzyılın düşünürü 100 YAŞINDA
Erkek gölgesinde hayatlar
'Dindar bir aileden geliyorum'
Düşmanını tanı
'Yaşayan Edebiyat Anıtı The British Library'ye girdik'
Londra Edebiyat Festivali'nde bu sene yıldızlar geçidi yaşanıyor
Amy Winehouse Cambridge'e sızdı!
Benim adım Faulks, SEBASTIAN FAULKS...
Kitap dünyasını değiştiren 10 BÜYÜK OLAY
Şairin hayatı şiirine dahildir