07 Mayıs 2009
         

İlişkili haberler
27. Uluslararası İstanbul Film Festivali
FESTİVAL GÖSTERİM PROGRAMI
AÇILIŞ VE KAPANIŞ FİLMLERİ
ULUSLARARASI YARIŞMA
SİNEMADA İNSAN HAKLARI
TÜRK SİNEMASI
SİNEMAMIZI ONURLANDIRANLAR
ÖZEL GÖSTERİM: TÜRK KLASİKLERİ YENİDEN
AKBANK GALALARI
YILLARA MEYDAN OKUYANLAR
DÜNYA FESTİVALLERİNDEN
GENÇ USTALAR
AMERİKAN BAĞIMSIZLARI
MAYINLI BÖLGE
GECEYARISI ÇILGINLIĞI
KADININ ADI VAR
KAFKASLAR'DAN AKDENİZ'E
ÇOCUK MÖNÜSÜ
CANLANDIRMA SİNEMASI
'68 VE MİRASI
SİYAD: 40 YILIN EN İYİLERİ
MARC CARO: HAYALLERDE KAYBOLMAK
MILOS FORMAN: ASİLERE ÖVGÜ
ANILARINA

NTV BELGESEL KUŞAĞI

Çağdaş belgesel filmler toplumsal gerçekleri ele almak, gerçeği ve bilgiyi belgelemek amacıyla eşsiz ve özel bir yaklaşım izleyerek 21. yüzyılı yansıtmaya başladı. NTV sponsorluğunda gerçekleşen bu bölümdeki 17 film politika, ekonomi, sinema, insan hakları, müzik ve spor gibi birbirinden çok farklı alanlara eğiliyor. NTV Belgesel Kuşağı filmleri 7-14 Nisan tarihleri arasında Beyoğlu Sineması'nda. Ayrıca bölüm kapsamında, Martin Scorsese'nin Shine A Light belgeseli paralelinde 9 Nisan Çarşamba gecesi Babylon'da The Counterfeit Stones ile "yalandan" bir Rolling Stones Partisi de olacak.

Futbolun Gücü / The Power of the Game:
2006 FIFA Dünya Kupası Resmi Filmi'ni de yöneten ve belgesel izleyicilerinin yakından takip ettiği Michael Apted'ın son filmi Futbolun Gücü için 2006 Dünya Kupası'nın gayri resmi bir yorumu denebilir. İranlı kadın futbol izleyicilerinin karşılaştıkları zorluklardan, Güney Afrika'daki ırk ayrımının futbola yansımalarına uzanan belgesel, dünyanın en popüler oyununu merkeze alarak küreselleşen dünyanın farklı köşelerine pas açıyor. Alışılmadık bir bakış açısıyla beklenmedik konulara el atan film eğlenceli ve zihin açıcı bir film.

Kimim Ben? / Who Am I? - The Found Children of Argentina:
Küba'da yaşayan Amerikalı yönetmen Estela Bravo, 2003 yılında onur ödülü aldığı İstanbul Film Festivali'ne özel bir seçkiyle katılmıştı. Çağının Tanığı adlı kitabı Türkçe'de de yayımlanan Bravo'nun son filmi, bu yıl NTV Belgesel Kuşağı'nın öne çıkan yapımları arasında. Film, Arjantin'de cunta yıllarında kaybolan, öldürülen muhaliflerin ebeveynlerinin yetim torunlarını arayışlarını konu alıyor. Cunta yönetiminin öldürdüğü 30 bin muhalifin kaybolan beş yüz çocuğunun çoğu, yine cunta yönetimi tarafından sistem yanlısı ailelerin yanına yerleştirilmiş. Kimim Ben? bir yandan kayıp torunlarının peşindeki ailelerin dramına yer verirken, bir yandan da "bulunan" çocukların yaşadıkları kimlik bunalımını incelikli ve çarpıcı bir dille anlatıyor.

Santa Fe Sokağı / Santa Fe Street:
5 Ekim 1974 günü diktatör Pinochet'ye karşı direnişin lideri Miguel Enriquez, Santa Fe Sokağı'ndaki evinde öldürüldü ve hamile olan sevgilisi Carmen Castillo ağır yaralandı. Komşuları tarafından hastaneye götürülen Carmen, bebeğini kaybettiyse de hayatta kalmayı başardı. Pinochet diktası altında Şili'de yaşananları, yıllar süren hapis, baskı ve işkenceyi, öldürülen, kaybolan devrimcileri, hayatının en karanlık gününe geri dönerek anlatan Castillo, Santa Fe Sokağı boyunca o dönemi yaşayanların tanıklığıyla sadece kişisel değil, toplumsal bir yıkımı anlatıyor. Castillo, filmi "bir yenilginin günlüğü" olarak tanımlasa da Santa Fe Sokağı ayakta kalmanın, her şeye rağmen direnmenin ve umudun gücünün hikâyesi.

Âşıklar / Animals in Love / Les Animaux amoureux:
Belgesel kuşağının tek doğa filmi olan Aşıklar, gönül oyunlarının tek "oyuncusunun" insanlar olmadığını anlatıyor. Hayvanların flört konusunda insanlardan çok daha yaratıcı, eğlenceli ve romantik olabileceğini gösteren filmin, Fransa'nın en prestijli ödüllerinden Cı en iyi belgesel dalında aldığını hatırlatalım. Filmin yönetmeni Laurent Charbonnier, Kuşlar Kanatlı Uygarlık filminin de görüntü yönetmeni. Filmin müziklerini ünlü besteci Philip Glass üstlenmiş.

Savaş Dans / War Dance:
En İyi Belgesel dalında Oscar'ı alamasa da, Sundance Film Festivali'nde Sean Fine ve Andrea Nix'e belgesel dalında En İyi Yönetmen ödülünü kazandırdı. Bir yerleştirme kampında yaşayan üç çocuğun Uganda'nın ulusal müzik ve dans festivaline hazırlanışlarını konu alan Savaş Dans güçlü anlatımı ve görüntü yönetmenliğiyle ön plana çıkıyor. Savaşın içinde doğup büyüyen, buna rağmen yaşama ve geleceğe olan inançlarını dans etme tutkularıyla ayakta tutan üç genç ruhun büyüleyici mücadelesi.

Savaş Provası / Full Battle Rattle:
ABD'nin Irak'ta hâlâ süren varlığı, birçok belgesel ve kurmaca filme ilham verdi. Tony Gerber ve Jesse Moss'un yönettiği Savaş Provası, Irak'a yollanan Amerikalı askerlerin ülkelerinden ayrılmadan önce nasıl hazırlandıklarına ışık tutuyor ama bir sürprizle. Kaliforniya'daki Mojave Çölü'nde milyar dolarlık bir "Irak kasabası" inşa eden Amerikan ordusu, siviller rolünde ABD'de yaşayan Iraklılar ve isyancılar rolünde de Amerikan askerlerini yerleştirmiş. İlk kez Ocak 2008'de Sundance'te gösterilen Savaş Provası, savaş makinesinin iç yüzünü şaşırtıcı bir örnek üzerinden anlatıyor.

Derek:
İlk gösterimi Sundance'te yapılan Derek, ressam, yönetmen, bağımsız İngiliz sinemasının en saygın temsilcilerinden Derek Jarman'ın yaşamını, filmleri ve medya görüntüleri üzerinden anlatıyor. Jarman'ın yakın dostu Isaac Julien ve fetiş oyuncularından Oscar'lı Tilda Swinton, dokunaklı bir kolaj yaratıyor.

Düşmanımın Düşmanı / My Enemy's Enemy:
Geçtiğimiz yıl Forest Whitaker'ın En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandığı İskoçya'nın Son Kralı filmiyle başarı kazanan yönetmen Kevin McDonald, Düşmanımın Düşmanı'yla yeniden belgesel türüne dönüyor. Düşmanımın Düşmanı eski Gestapo komutanlarından Klaus Barbie'nin Nazi savaş suçlusundan Amerikan gizli servisi ajanına dönüşümünü anlatırken, bir yandan da İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşananlara alternatif bir tarih anlayışıyla dikkatimizi çekiyor. McDonald'a göre "Lyon Kasabı" lakaplı Barbie'nin hikâyesi Batılı hükümetlerin faşizmle kurdukları bağı ve resmi tarihin bizi inandırdığının aksine faşizmin nasıl yayılmaya devam ettiğini anlatıyor. McDonald'dan yine karanlık, sarsıcı, geçmişi olduğu kadar bugünü sorgulayan bir hikâye

İsyan: Litvinenko Davası / Rebellion: The Litvinenko Case:
Geçtiğimiz yıl İngiltere'de zehirlenerek öldürülen eski KGB ajanı Alexander Litvinenko'nun suikastını konu alan İsyan: Litvinenko Davası cinayetin sorumlusu olarak Putin yönetimini işaret ediyor. Film bu iddiasını, başka siyasi cinayetlerle bağlantı kuran sürükleyici bir kurguyla ortaya koyuyor. Andrei Nekrasov'un yönettiği İsyan: Litvinenko Davası, çok yakınımızda gelişen olaylara dair acil ve vahim bilgiler vermesinin yanı sıra, yer yer casus filmlerini aratmayan temposu ve gerilim dolu atmosferiyle ilgi çekici bir film.

Ölüye Verilmiş Bir Söz, Ariel Dorfman'ın Sürgünü / A Promise to the Dead, the Exile Journey of Ariel Dorfman:
Otuz dört yıl önce Şili'de Pinochet'nin yaptığı askeri darbe sırasında yaşamını yitirenlere verilmiş bir sözü yerine getiriyor Ölüye Verilmiş Bir Söz, Ariel Dorfman'ın Sürgünü. Sözün sahibi, darbe öncesi Salvador Allende'nin kültür danışmanlığını yapmış olan ünlü şair, yazar ve düşünür Ariel Dorfman. Hayatını sürgünde geçirmiş olan Dorfman, Allende'nin çevresinde olup da hayatta kalabilmiş birkaç kişiden biri. Kendisi kadar şanslı olmayanlara adadığı hatıratından yola çıkarak çekilen film, usta belgesel yönetmeni Peter Raymont imzasını taşıyor. Filmin çekimlerinin tesadüfen diktatör Pinochet'nin öldüğü 2006 yılına rastlaması, Dorfman'ın yıllar süren sürgün sonrası Şili'ye dönerek geçmişi arayışına beklenmedik bir boyut katmış. İki ustanın imzasını taşıyan, dokunaklı ve şiirsel bir film.

Berlin:
Basquiat, Karanlıktan Önce ve son olarak Altın Küre'yle beraber Oscar adaylığı da getiren Kelebek ve Dalgıç filmleriyle ülkemizde de ilgi ve beğeni toplayan yönetmen Julian Schnabel'in son filmi Berlin. Film Lou Reed'in 2006 yılında New York'ta 1973 tarihli "Berlin" adlı albümünün ilk canlı performansının kaydı. Brooklyn, New York, St. Ann's Warehouse'da beş gece boyunca çekilen filmi Lou Reed hayranlarının kaçırmayacağı kesin. Ancak yönetmenliğinin yanı sıra, New York sanat dünyasının "pijamalı" çılgın ressamı olarak da ün salmış olan Julian Schnabel'in hazırladığı set tasarımlarıyla ve mükemmel kurgusuyla ön plana çıkan belgesel bir rock konseri kaydından çok daha fazlasını vaat ediyor.

Terörün Avukatı / The Terror's Advocate:
Bu yılki festivalin NTV Belgesel Kuşağı çok ilginç bir izleme deneyimi sunuyor. Terörün Avukatı filminin konu aldığı Jacques VergKevin McDonald'ın yönettiği Düşmanımın Düşmanı filminde hayatı anlatılan "Lyon Kasabı" lakaplı Klaus Barbie'nin avukatı. Kimliği, yaşamı ve bağlantıları tam olarak açığa çıkarılamamış gizemli bir karakter olan Jacques VergBarbie gibi lanetlenmiş birçok tarihsel figürün avukatlığını yapmış. Usta yapımcı ve yönetmen Barbet Schroeder imzalı belgesel "diğer tarafa" geçerek, "şeytanın avukatını" anlatan çarpıcı bir film.

Shine a Light / Martin Scorsese:
58. Uluslararası Berlin Film Festivali'nin açılış filmi olan Shine a Light bir sinema efsanesiyle, rock müziğinin efsanevi grubu The Rolling Stones'u bir araya getiriyor. Yapımcılığını The Rolling Stones üyelerinin üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda Martin Scorsese var. New York Bacon Theater'da iki gün boyunca çekilen film için Scorsese hemen hepsi Oscar ödüllü ya da en azından Oscar'a aday olmuş on kişilik bir görüntü yönetmeni ordusuyla çalışmış. Her rock müzik dinleyicisinin defalarca izleyeceği bir klasik.

Patti Smith: Dream of Life / Steven Sebring:
"Bu bir rock 'n' roll filmi değil, bu bir konser filmi de değil, bu insancıl bir film." Patti Smith, Dream of Life filmini bu sözlerle anlatıyor. Geçtiğimiz günlerde ülkemizi ziyaret ederek günler öncesinden biletleri tükenen iki gece boyunca İstanbullu hayranlarıyla buluşan punk kraliçesinin, şair, müzisyen ve şarkıcı olarak çok özel, çok kişisel bir portresi. Yönetmen Steven Sebring, filmde kullanılan görüntüleri tam on bir yıl boyunca Patti Smith'le neredeyse birlikte yaşayarak çekmiş.

Aşk için Cihat / A Jihad For Love:
İslam ve eşcinsellik gibi çok fazla ele alınmamış bir konuda cesur bir belgesel Aşk İçin Cihat. On iki farklı ülke ve dokuz dilde çekilen film, Hindistan, Pakistan, Türkiye, İran gibi Müslüman kimliğinin baskın olduğu Doğu ülkelerinin yanı sıra, Fransa gibi Batı ülkelerinde de Müslüman ve eşcinsel olmanın ağırlığını tartışıyor. "Cihat" kelimesinin "savaş" değil "mücadele" anlamına geldiğine dikkat çeken Parvez Sharma, filminin aşk için verilen mücadeleyi anlattığını belirtiyor.

Güneşin Çocukları / Children of the Sun:
Güneşin Çocukları
İsrail'in ilk "kibbutz"unun parçası olan çocukların hikâyesini anlatıyor. Kibutz, siyonizm ve sosyalizmi birleştiren komünal bir toplum modeli. Bu modelde çocuklar aileleri tarafından değil toplum tarafından katı bir eğitim ve disiplin anlayışıyla eğitiliyor. Kökeni 19. yüzyıla kadar dayanan kibutz'ların tarihini anlatan belgesel oldukça etkileyici bir arşiv çalışmasının eseri. Başka bir toplum arayışı üzerine kuvvetli bir film.

Benim Babam Türk / My Father, the Turk:
Markus Vetter
, hiç tanımadığı babasını bulmak için yıllar sonra Türkiye'nin küçük bir kasabasına doğru yola çıkar. Benim Babam Türk, yönetmenin otuz yıldır aradığı yanıtların peşinde çıktığı yolculuk boyunca günümüz Türkiye'sinden, 1960'ların Almanya'sına uzanıyor. Cinsel politikalardan dine derin ve çeşitli konularda ilginç sohbetleri destekleyen arşiv görüntüleriyle Benim Babam Türk, hafızanın gücü ve affetmenin bedeli üzerine bir film.

İnanılmaz Bir Yolculuk: The Who'nun Hikâyesi:
The Who'nun kim olduğunu söylemeye gerek yok. The Beatles, The Rolling Stones ve The Kinks gibi gruplarla 1960'larda müzikte bir devrim yarattı ve isyankâr "yeni düzenin" simgelerinden biri oldu. Bu sürükleyici belgesel arşiv görüntüleri, çeşitli müzik grupları ve menajerlerle yapılan röportajlar aracılığıyla dört grup üyesinin hikâyelerini 43 yıllık bir süreç boyunca izlerken İngiltere'nin kültür dünyasının da etkileyici bir tarihçesini sunuyor.

Diğer Sinema Haberleri
11. Uluslararası Eskişehir Film Festivali, 1-11 Mayıs
4. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 1-7 Mayıs
"İpler Kimin Elinde?", 9-26 Nisan
28. Uluslararası İstanbul Film Festivali
7. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali
Kromozom XX, 19-29 Mart
Pera Müzesi Film Etkinlikleri, 10-28 Mart
20. Ankara Uluslararası Film Festivali, 12-22 Mart
"Bergman ve Kadınlar", 13 Şubat-1 Mart
III. 2. El Kısa Film Festivali, 12-22 Şubat